FRANSA SEÇİMLERİNE ‘FRANSIZ KALMAYIN’!

FRANSA SEÇİMLERİNE ‘FRANSIZ KALMAYIN’! / @megdorano

37 yaşında Adalet Partisi’ne girip, 39 yaşında parti genel başkanı, 40 yaşında da T.C. başbakanı olmuş, Demirel’e benzer bir figürle daha karşı karşıya siyaset dünyası: Emmanuel Macron. Henüz 39 yaşında ve 2 yıllık ekonomi bakanlığı tecrübesini saymazsak, ciddi herhangi bir siyaset deneyimi olmayan biri, kısa süre sonra Fransa Cumhurbaşkanı olacak.

Hükümetinde bakanlık yaptığı Sosyalist Parti’nin üyesi bile değilken, bakanlık görevinden istifa edip bir yıl önce kurduğu En Marche! (Marş/ileri anlamında) hareketi/partisi ile Fransa cumhurbaşkanlığının 1 no’lu adayı haline gelmesiyse, kimse için şaşırtıcı olmadı. Oysa, Sosyalist Parti hükümetinde genç bir bakan istifa etmiş, hareket kurmuş ve Fransız siyasetinin geleneksel parti kalıplarını yerle bir ederek seçimlerde 1. olmuştu. Peki gerçekten gördüğümüz gibi (TR’deki Erdoğan misâli) halkın içinden gelen genç bir adam devrimci bir hareketle Fransız devletinin başına mı yürümekte?
Okumaya devam et

01 Kasım’da Neyi Oylayacağız?

01 Kasım’da Neyi Oylayacağız? /Mustafa Erdoğan

Oy verirken parametrelerim bellidir. Önceliği her zaman ‘insan haysiyetine’ ve evrensel haklara ilişkin çözülmemiş sorunlara veririm. Bununla birlikte tüm dünya halklarının siyasi tercihini şekillendiren ‘ekonomik vizyon’ da en önemli kriterlerimdendir. Şimdi sırayla bunları yazıp, değerlendirelim.

  1. Kürt Sorunu: Ülkenin en büyük ve hiç çözülemeyeceğini sandığım bu sorununda çok şükür son 3 senedir kan akmıyordu. Oluk oluk kan akıtılan 90’ları görenler için bunun ne anlama geldiğini tarif etmeme gerek yok. Bir ‘Türk sorunu’ yaratmadan, Öcalan’ı müzakere masasına, siyasi uzantılarını Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde deklarasyon yaptıracak konuma getirmek, siyaset tarihimizin belki de en büyük başarısı olarak anılacaktır. Ancak böylesi bir fırsatı, PKK’nın teritoryal genişleme hırsından ve ‘demokrasi’yi  ve ‘seçim başarısını’ silahlı mücadelesine bir destek ayağı görmesinden dolayı kaçırdık.
    Okumaya devam et

Paris Mart 2015

Paris Mart 2015/Mustafa Erdoğan *Fotoğraflar cep telefonu çekimidir. Üzerine tıkladığınızda daha detay görülebilir. Jpeg Jpeg Jpeg Okumaya devam et

Pembe Değil Pozitif Metrobüs

Pembe Değil, Pozitif Metrobüs / Mustafa Erdoğan Mersin’de hunharca katledilen Özgecan Arslan’ın ardından sosyal medyada ‘pembe otobüs/metrobüs’ tartışmaları alevlendi. Konu yine laiklik eksenine kayınca müthiş bir kutuplaşma ortaya çıktı. Tartışmalar sorun çözümünden ziyade, partizanca sloganlar çevresinde şekillendiği için burada yer vermeye değmeyecek. İyisi mi kayda geçmesi için İstanbul uygulamasında kısaca kendi görüşümü belirteyim. Okumaya devam et

Seni Ondan Bile…

Hikayeler / 3 – Seni Ondan Bile…/ Mustafa Erdoğan 

Doktor:Buyrun, sizi dinliyorum

Adem:Çok uykusuzum, yine de uyuyamıyorum, doktor bey. Gözlerime bakın. Ne haldeler!

D:Zihninizi meşgul eden bir konu mu var?

A:Var, hocam. Eeeehh… Onu düşünmekten, evet sürekli onu düşünmekten uyuyamıyorum. Okumaya devam et

Cemaat, Erdoğan, Nuşirevan: 2 – Vesayete Karşı Adalet

Vesayete Karşı Adalet /Mustafa Erdoğan

gulenKonuyla ilgili ilk yazıyı 07 Şubat 2012 darbe girişiminden dört gün sonra yazmıştım. Üzerinden neredeyse iki yıl geçmiş ve geldiğimiz noktada, o günden bu yana sorunun iyileşmesini bırakın, daha da kronikleştiğini görüyoruz. Bugün benim için resim çok daha netleşmiş durumdadır. 28 Şubat sürecinde nasıl ki devlet, cemaatlere ait Kur’an Kurslarını, yurtları basıp zulmettiğinde karşı çıktıysam, bugün bir cemaatin devlet içinde örgütlenerek, siyasi idareye/devlet yönetimine/milli iradeye illegal yoldan ortak olma çabasına da aynı şekilde karşı çıkıyorum. Okumaya devam et

F. Gülen’in Çevik Bir’e Gönderdiği Mektup (1998’in başı)

F. Gülen’in Çevik Bir’e Gönderdiği Mektup (1998’in başı)

Genel Kurmayımız’ın çok değerli İkinci Başkanı

Sayın Komutanım

Son günlerde medyamızda yeniden gündeme gelen ve yanlışlıkla ismimle birlikte anılan okullarla ilgili olarak, şu birkaç satırla huzurlarınızı işgal edeceğim için yüksek af ve hoşgörünüze sığınıyorum.

“Yanlışlıkla ismimle birlikte anılan okullar” ifadesini kullandım. Okumaya devam et

Yol Yordam: Bir Absürdizm Hikayesi…

Yol Yordam: Bir Absürdizm Hikayesi…/Mustafa Erdoğan

YolyordamDürüst olmak gerekirse, geç kalmış bir yazı oldu, evet. 25 bölüm çekilmiş ve ben en son bölümde farkına vardım. (Skeçlerine konu olmadan söyleyeyim: Müzik ve sinema cahili sayılırım. Biraz da iç-dış politikayla ilgili olmayan sosyal medya paylaşımlarından uzak kaldığım için  fark etmemiş olabilirim.Velhasıl geç de olsa fark ettim ve çok hoşuma gittiğinden (güldüğümden) sizinle paylaşmak istedim. Üstüme gelmeyin daha fazla 🙂 ) Okumaya devam et

Geceyi Beklerken…

Geceyi Beklerken…/ Mustafa Erdoğan ‘Para karşılığı yapılan işlerden en kıymetlisi hangisi’ diye sorsalar, ‘gece bekçiliği’ni tek geçerim. Tabii mesleğin sahipleri bunun farkında değil.. Oysa bilmezler, niceleri vardır ki bu işi maddi bir karşılık beklemeden yapar. Evet, geceyi beklemekten söz ediyorum. Beklemek, gündüzün ‘biri gelsin’ diyedir, geceleyinse  ‘sevdiğinin yanında olmak’ demektir. ‘Belki destek olmak, belki onu korumak’ için… Gece sadıktır, gündüz gibi önüne gelene mavi boncuk dağıtmaz.  Kendini bekleyeni tanır, halinden anlar, kıymet verir. Yorgunsan sana, “yat, uyu” bile der. Bir anne gibi başucunda bekler. Şafak sökene kadar kimsenin rahatsız etmesine de izin vermez. Okumaya devam et

Bayramın Mübarek Olsun!

Bayramın Mübarek Olsun / Mustafa Erdoğan

Ölümü gördüm, bugün ölümü.

Bir kadın, adı Meryem, yaşı otuzaltı.

Başucunda oğlu, bıyıkları yeni terlemiş.

Öndeki hıçkıran, kocası.

Yaz sıcağında ceketine sarılan da babası.

Oğlu, kocası, babası… Okumaya devam et