Demir El! / Mustafa Erdoğan

Evli olduğu kocası askerdeyken onu başka bir adamla aldatan ve o vakitlerde çocuğu olmayan bir kadın oyuncuya ‘yılın annesi’ ödülü verilmiş bir memleket bizimkisi. Sıfatlara, pompalanan imajlara kolay kolay kanmam bu yüzden.

Siyaset dünyamızda da bu tarz yakıştırmalara aşinayız değil mi? 1940’larda Robert Kolej’de okumuş bir adama “Karaoğlan/halk çocuğu” dediler mesela. Onun büyük rakibi “fötr şapka” da ‘baba’ namıyla maruftur. “Adamın çocuğu yok ki niye baba demişler” gibi bir safdillik içerisinde değilim, merak etmeyin.

Ama fötr şapka dendiğinde hiç unutamadığım bir olay gelir aklıma. En azından o günden sonra baba yerine daha gerçekçi bir lakap bulunmalıydı derim. Kısaca anlatayım.

Yanlış anımsamıyorsam 2006’da Habertürk’te bir programdı. Fötr şapka gazetecilere deneyimlerini anlatıyor, gelen soruları da nüktedanlığıyla gole çeviriyordu. Konu başörtüsüne geldiğine tarihe geçecek şu lafları etmişti:

“İlle de başı bağlı olarak okumak isteyen varsa Suudi Arabistan’’a gitsin.”.. Türkiye laiklikten vazgeçemez… Herkes aklını başına toplasın… Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir.””

Bu lafları eden fötr şapka 40 yıllık siyasi hayatında 7 defa gelip 6 defa gittim dediği hükümetleri hep muhafazakar, mütedeyyin cenahın (çoğunlukla başörtülü kadınların ve onların ailelerinin) oylarıyla kurmuştu. Öyle ki bir dönemler ‘nurlu Süleyman’ olarak anılıyordu, bu zat. Mütedeyyin cenahın ne denli körlük içinde olduğu aşikar ama bu başka bir yazının konusu.

Burada mesele, kız çocuklarını evinden, yurdundan kovan, onları kendince ‘daha düşük’ gördüğü bir yere yollamak, ‘kötü yola itmek’ isteyen bir adama “baba” denmesi. (Suudi Arabistan’ın daha kötü olduğu fötr şapkanın yorumudur)

Örfümüzde kız çocuklarını yuvasından atmak,  daha kötü bir yere yollamak var mıdır? Az da olsa Türkiye’de buna meyyal adamlar var ama bunlara baba denmiyor. Ne dendiğini biliyorsunuz/hatırladınız değil mi? (“Ne örfü ya” diyenlerin ya da fötr şapkanın 9. senfoniyi dinleyip “işte çağdaş Türkiye bu” demesine alkış tutanların imrendiği Batı’da da centilmenlik, şövalye ruhu kadını kovmayı değil, ceketi alıp gitmeyi buyurur)

Fötr şapkaya ‘baba’ denmesi hataydı, onu alkışlayan mütedeyyin cenah alenen aptallık içindeydi. Bunlara eyvallah ama 2006’dan itibaren bu adamı yukarıda bahsettiğim sıfatla yad etmediysek, aptallık hali bugüne dek devam etmiş demektir. 2015 itibarıyla ölüm vaki olunca, hesap öteki tarafa geçti. Onu 40 yıl aptalca alkışlayan mütedeyyin cenah ya da klavye başında eleştiren ben gibiler belki ukba aleminde “aman ne olacak canım” der hesaba kalem çekmek ister ama sizi temin ederim ki, fötr şapkanın iktidarında başlarından sürüklenen, ülkeden kovulan, tüm bunlara rağmen şiddetten uzak protesto zincirleri oluşturan kız çocuklarının sessiz çığlıkları bu adamdan davacı olacak.

Bakalım mahkeme-i kübra “kim gitsin, kim kalsın” diyecek!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s