Soru..Cevap..Mısır / Mustafa Erdoğan

    • Mısır’da neler olup bitiyor?
    • Hiç kıvırmaya gerek yok. Ordu DARBE yapmıştır.
    • Buna darbe diyemeyen devletler var sebebi nedir?
    • Darbe diyemeyip, darbeye koşulsuz karşı olmamayı haysiyetsizlikle açıklayabiliriz.
    • AB, ABD değil sadece tüm Arap ülkeleri (Tunus hariç) darbecileri alkışladı. Buna ne dersin?
    • Bir önceki soruya verdiğim cevap değişmeyecek. Filistin davasının haklılığını savunmakla, darbeyi alkışlayan Filistin devlet başkanı Abbas’ın demokrasi onurundan yana nasipsiz olduğunu söylemek de birbiriyle çelişmez.

  • Yine de AB(D)’nin seçilmiş iktidara sırt çevirmesinin başka sebepleri olmalı.
  • Meşhur bir laf vardır:”Ortadoğu’da 4 kişi yaşar. Biri Türkiye’de, biri Mısır’da biri de İran’da (kalan da diğerlerinden birinde)”. Bölgenin egemen gücü olan bu 3 ülke son 100 senedir, aynı anda müesesses nizam karşıtı olmadılar. Bu yönde çabalar olduysa da hep askeri darbelerle önlenmiştir. Batı dünyası bu 3’lüden 2’sini yanına alıp, birini dışarıda bırakır. 79 öncesi 1 no’lu ABD müttefiki İran sistem dışına çıkınca Mısır ve Türkiye sisteme dahil oldu. Mısır’ın sistem dışına çıkabilmesinin tek yolu, İran rejiminin devrilmesidir. Batı yıllarca her iki ülkeyi de asker eliyle sistem içinde tuttu. Ancak değişen dünyada, halkın taleplerine karşılık verebilmek amacıyla her iki ülkede de yükselen İslami tabanlı hareketlere Batı değerleriyle barışık bir dönüşüm şansı verdi. Bu hedeften uzaklaştıkça kafasına vurdu. Türkiye bu geçişi daha yumuşak ve ekonomiyi güçlendirerek yaparken, Mısır’daki kadrolar daha zayıf bir siyasi geçmişe ilaveten ekonominin desteğini de AB kriterleri gibi Batılı bir çıpanın faydasını da göremeyince afalladı.
  • İran Şii, Türkiye Sünni İslam’ın odak noktalarıdır? Mısır’ın bu minvalde bir önemi var mıdır?
  • Meşhur deyişte olduğu gibi “Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz” gerçekten. Ayrıca Mısır onlarca Arap ülkesinin tarihte ve şimdi ağzının içine baktığı lider ülkedir. Mısır, bundan sonra da Arap aleminin lideri olmaya devam edecektir.
  • Muhammed Mursi, bizim mahalledeki “sakallı hacı amcalara” benziyor. Batı tabandan gelen bu dalgayla kendi değerlerini birleştirmek için daha uygun bir adayı neden aramadı?
  • Her gördüğün sakallıyı hacı amcan sanma bir kere. Mursi mütedeyyin biri olmasına karşın Kaliforniya’da doktorasını tamamlamış; daha sonra yine ABD’de bir süre üniversite hocası olarak çalışmıştır. ABD onu, o ABD’yi tanır.
  • ABD 79’da İran’ı kaybettikten sonra Mısır ve Türkiye’yi sistem içine çekti dedin. Bu hususta en somut işbirliği hangi alanda gerçekleşmiştir. 
  • 80 sonrasındaki Mısır ve Türkiye orduları Pentagon’un ağzına bakmadan tek bir hamle yapabilmiş midir? Hala  da yapabilir mi?  Bu iki sorunun cevabının ABD’yi en çok bu iki ülkeyi en çok neresinden tuttuğunu ve her iki ülkede de gerçek iktidarın nerede olduğunu kolayca görebilirsin.
  • Peki, Mısır ordusu, Türk ordusu gibi “laikliğin bekçisi” midir?
  • Hayır. Türk muadilleri gibi keskin bir laiklik tanımları yoktur. İçlerinden bir kısmı, darbenin başındaki General Sisi dahil muhafazakar kimselerdir.
  • Darbenin cumhurbaşkanı Adil Mansur Hristiyanmış ve bu 1400 sene içinde Mısır’da yaşanan bir ilkmiş. Öyle mi?
  • Ne kadar dindardır, bilemeyiz ama adamın tam adı Muhammed Adil Mansur. Adı Muhammed olan kaç tane Hristiyan tanıyorsunuz. (Sünni bir Müslüman kendisi)
  • Adının Muhammed olması bir insanı temizlemeye yeter mi?
  • Aileleri o güzel insana (s.a.v.) benzesin diye koymuştur ama yetmez tabii. Ayrıca bu darbe sürecinde soysuzluk zirvesini  Mansur’a bırakmayacak, Nobel adayı El Baradey de bu isme sahip. Mesele ismiyle müsemma olmakta tabii ki.
  • Mısır’da darbeye karşı çıkanlar mütedeyyin, darbeyi destekleyenler seküler/laik kimseler midir?
  • Bu sınıflandırma da yanlış maalesef. Örneğin General Sisi darbe kararını açıklarken bir yanında Kıpti Patriği diğer yanında Ezher Şeyhi Ahmet Tayyip vardı. Ezher hala (maalesef) Sünni İslam’ın referans kaynaklarındandır. Ayrıca Mısır seçimlerinin sürpriz 2.si Selefi gruplar, (MK) Müslüman Kardeşler’den “daha radikal” İslamcı  olarak tanımlanmaktayken, darbeyi alkışlamışlardır. Darbeyi alkışlayan bir diğer isim de Müslüman Kardeşler’in lider kadrosu içindeyken Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koyup sonradan onlarla yollarını ayıran Ebu’l Fütuhdur. Ayrıca meşhur İslam alimi Kardavi Mursi’yi desteklerken, oğlu İran devlet adamlarından daha İrancı bir jargonla olaylara yaklaşıyor.
  • El-Ezher ve şeyhi hakkında biraz ağır bir itham olmadı mı bu?
  • Ezher şeyhini tarih darbe şakşakçılığıyla yad edecektir. Ona bundan daha büyük bir ceza gelemez zaten. Genel anlamda da, Türkiye’de her ne kadar abartılsa da Ezher’in köhne ve miadını doldurmuş bir kurum olduğunu düşünüyordum. Mısır darbesinden sonra yokolmasının İslam aleminin hayrına olduğunu düşünüyorum.
  • Özetle Mısır’daki darbe İslam karşıtı değil mi?
  • Mısır’daki darbe İhvan’a (MK) karşıdır. Dolayısıyla bu darbe cepheden siyasal İslam karşıtıdır. Ancak Mursi/İhvan (MK)’e karşı olanlar Müslüman/mütedeyyin değildir demek de farklı bir yanlış bakışa yol açacaktır.
  • Mısır ordusunun Türk ordusuyla örtüşmeyeceğini söylediniz. Hiç mi ortak yanları yok?
  • Mısır ordusunun ülkenin en büyük holdingi olduğunu söylersem, diğer ordularla bir karşılaştırma yapabilirsiniz.
  • Mısır ordusunun önemli kısmı muhafazakarsa, Siyasal İslamcı bir partiyi neden devirdi?
  • Ülkenin en büyük silahlı ve sermaye gücü olarak etkinliğini yitirmek istemedi. Batı (-AB(D)-) başka bir takım güçlere rol çalma fırsatı vermesin diye, onların sadık bir hizmetçisi olduğunu ifade etmek için sahneye çıktı.
  • Muhammed Mursi, İhvan’ın (MK) gerçek lideri midir?
  • Yine Türkiye ile benzetme yoluyla açıklayacak olursak yasaklanan Erdoğan ( Hayrat Şatir) yerine göreve gelen Gül ( Mursi ) benzetmesini kullanabiliriz.
  • Mursi zalim/diktatör müdür?
  • Yıllarca muhaliflerini hapislerde süründüren, demir yumrukla ülkeyi yöneten General Mübarek zalim ve diktatördür. Ha keza darbeyi yapıp, sabah namazında onlarca insanı keskin nişancılara vurduran General Sisi de öyle. Muhammed Mursi için, iktisaden ve siyaseten eleştirilebilecek çok husus bulabiliriz ama diktatör diyemeyiz.
  • Mursi için ne gibi eleştirilerin var mesela?
  • Açıkçası darbe yönetimi sürerken seçilmiş bir cumhurbaşkanını eleştirmek etik gelmiyor. Mursi bir şekilde göreve geri gelirse, ya da ülkede iktidar demokratik bir seçimle şekillenirse, ilk işimiz Mursi’nin yaptıklarını ve yapamadıklarını tartışmak olsun. Ama vakit zulme ve darbeye karşı durma vaktidir (Mursi’yi desteklemesen bile).
  • Bu olay Türkiye’yi nasıl etkiler? Dış politikamız başarısız mıdır?
  • Türkiye’nin kurduğu denge yıkılmıştır. Suriye ve Mısır’da olanlar Türkiye’ye bir nevi kendi başına iş yapmaması için uyarıdır. Dış politikamız Balkanlar’da başarılı, Ege ve Akdeniz’de askeri gücü aşamamış, Ortadoğu’daysa başarısızdır. (İran politikamız tam anlamıyla bir fiyaskodur)
  • Daha önceden Türkiye ahlaklı ve doğru olanı yapıyor demiştin. Ne oldu da değiştin?
  • Ahlaklı ve doğru olanı yapmak her zaman başarıyı getirmiyor ne yazık ki. Yoksa Esad ve darbe karşıtı söylemlerin tümü ahlakidir, doğru olandır. Ama bu dünyada iyi ve haklılar (topu iyi oynayanlar belki de) kazanacak diye bir kural yok maalesef.
  • Mısır olaylarının ardında da Türkiye’deki gibi dış güçler mi var?
  • Her iki ülkede de hiç bir komplo teorisi ve dış güçle açıklanmayacak şekilde iktidardan nefret eden gerekirse bu uğurda askeri darbeye en azından ses çıkarmayacak büyük halk kitleleri var. Askeri darbe onursuzluk da olsa bu onursuzluğun tabanda karşılığı olmadığını söyleyemeyiz. (Evet Mısır’da Mübarek diktatörlüğünü isteyenler var). Türkiye’deki eylemleri bir dış güç olarak Alman istihbaratı kullanmıştır. Ancak bu eylemcileri Alman istihbaratının sokağa döktüğü anlamına gelmez. Mısır’da da benzer durum mevcuttur. Yabancı servislerin böylesi olayları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme istekleri çok doğaldır. (Türk istihbaratı da benzeri operasyonları gerçekleştirmektedir). Buna komplo teorisi diyen de, herşeyi bu dış güçle açıklayan da subjektif bir değerlendirmeyle kendi pozisyonuna güç katmak istemektedir.
  • Türkiye’de gezi için eşitlik, adalet ve özgürlük temalı konuşma yapanların çoğu Mısır için ya yorumda bulunmuyor ya da alenen darbedir diyemiyor. Sebebi ne olabilir?
  • Gezi eylemcilerin çoğu İstanbul dışını umursamayacak kadar olan bitenden uzaktır. Dolayısıyla ilk tepkileri “Ne Kahire’nin hurması ne Arab’ın yüzü” olacaktır. İlaveten bu kişiler tıynet olarak darbeyi alkışlayan Mursi muhaliflerine yakınlar. Dolayısıyla şaşılacak bir durum yok.
  • Mısır’da bundan sonra ne olacak peki?
  • Türkiye’de Erbakan’a yapılanlar nasıl ters teptiyse Mursi olayının da benzer sonuçlar vereceğini düşünüyorum. 28 Şubat Ak Parti’yi daha gümrah yaptıysa bu darbe de orta vadede İhvan’ı (MK) güçlendirecektir. Hayrat Şatir ismini bir yere not alın. Mısır İhvan’ı düştüğü yerden er ya da geç onunla beraber kalkacaktır.
  • Bu geçiş Türkiye’deki gibi kısa sürede ve nispeten kansız mı gerçekleşecektir?
  • Böyle olmasını temenni ediyor; ancak olmayacağını düşünüyorum. Mısır’ın siyasi ve ekonomik altyapısı Türkiye’ye göre çok yetersiz. Tüm bunların yanısıra dış dengeler gerektirirse, uzunca bir süre demokrasi kazançlarını geri getirmeye çalışmak zorunda kalabilirler. Geç bulup, tez yitirdiler demokrasiyi. Döngüyü tersine döndürmelerini dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s