Başımı açarak bir daha kirlenmeyeceğim…/Gülcihan Karaçam

Başı açık olanlar kirlenmiş midir diye soruyor Şafak Pavey? Başı açık olanlar adına tabii ki, kimse hüküm veremez. Çünkü kulların, kulluklarını değerlendirmek insana düşmez,  haddi değil. Yalnız O’na kulluk edilir, kulluğu değerlendirecek de yalnız O’dur.

Ama Pavey’in ve hatta günümüzde birçok kişinin anlamadığı ve anlayamayacağı bir kelime, bir his tercümesi aslında “kirlenmek“.

Bu durum maneviyat, günah ve haramdan daha farklı. Bu, varlığınızın yok edilmesi, değerlerinizi satmakla alakalı bir durum.

Yıllar öncesi üniversite kapısında, otoban kenarında hissettiğim bir duygu.

Başörtüyü inandığınız değerler için takarsınız, kutsalınız için. O değerler ki, tutunduğunuzda O’nun sevgisini kazandıracaktır. Ve gün gelir hiç tanımadığınız biri size, değerlerinize karşı dünyalık isteklerin takas edilmesini dayatır. Bir tarafta O’nun sevgisi, bir tarafta dünyalık istekleriniz…

Ve o hiç tanımadığınız insanlara boyun eğer, başınızı açarsınız. Bir otoban kenarında, başınızdan örtünüzü kendi elinizle çıkarırken hissettiğiniz tek şey küçülmek, yenilmek ve kaybetmektir. İşte bu da olmuş, O’nun sevgisini, dünya isteklerine tercih etmişsiniz. Sonsuz hayatı geçici dünya hayatına satmışsınız. Hem de sizi anlamayan ve sizin değerlerinizden nefret edenler istedi diye. O an, yani ilk başınızı açtığınızda siz tüm kainatta küçücük bir varlıksınızdır; oysa tüm kainat ise gözlerini size çevirmiştir. Küçülürsünüz, küçülürsünüz… Bütün o bakışlar sizin benliğinizi ezer;  o anda tek hissedilen “yer yarılsa da yerin içine girsem”dir. .  Başını açanlardan biri olarak evet kendimi kirlenmiş hissettim. Vazgeçtim, bana dayatılanı kabul ettim, kendimden ödün verdim… Hangimiz, en değerlimizden vazgeçtiğimizde böyle hissetmeyiz ki?

Bugün muhafazakar insanların davranışlarını intikam olarak değerlendiren aydınlar, yazarlar…  Keşke bir zamanlar neler yaşadığımızı biraz anlayabilse… Ama ne yazık ki başörtülü kadınları anlamak yerine, kelimeleri fitne unsuru olarak kullanmaktalar… Ve bir kez daha görüyoruz ki yasaklar kalksa da yaşadıklarımız ve hissettiklerimiz anlaşılmamış… Evet ben başörtümle artık istediğim yere gidebileceğim, peki ya diğerlerinin bakışları? Onların kafalarında “başörtülü ben” neredeyim?

Sahi, değerlerimi yaşamakta artık özgür müyüm?

Reklamlar