Fenerbahçe, Spartaküs’e Karşı: Spartak Moskova / Mustafa Erdoğan
Rusya-Türkiye arasında iktidardaki lider profili benzerliklerinden ve Fenerbahçe Başkanı’nın Türkiye’deki müesses nizamı/gerçek iktidarı temsil gücünden bahseden 2 yazı yazmıştım.

Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarında (Romanya takımı) Vaslui engelini zor da olsa aşan Fenerbahçe‘nin önünde Rusya’nın Spartak Moskova takımıyla oynayacağı maçlar var. Bu vesileyle genel anlamda Rus futbol takımlarının, özel olarak da Spartak Moskova’nın “güç”le ilişkisine değinmek istiyorum.

20. asrın başlarında, o dönemler Britanya’da ve diğer ülkelerde işçi kesiminin favori spor dalı olan futbol, 1917 Rus devrimini takip eden yıllarda Rus işçileri tarafından büyük bir arzuyla Rusya’ya da taşınmıştı.

Rus takımlarının kuruluşu da bu yıllara rastlar. (Örneğin; Lokomotiv Moskova 1923 yılında (Tataristan’ın başkenti)Kazan-Moskova demiryolu işçileri tarafından kurulmuştur. Bugün dahi aynı sosyal katmanla adı anılır. 

Zenit, 1925 yılında Stalin’in desteğiyle Leningrad (St. Petersburg) Metal fabrikasındaki işçiler tarafından kuruldu. Hem Medvedev’in hem de Putin’in St. Petersburg’lu olması hasebiyle hala adı iktidarla(Kremlin) beraber anılır. Zenit’in ana sponsorunun Rus (devlet) enerji devi Gazprom olduğu düşünüldüğünde pek de haksız sayılınmaz! 

Ünlü edebiyatçı Maksim Gorki’nin sıkı bir taraftarı olarak (devinim)”hareketin gücü” sloganını önerdiği Mavi-Beyazlı Dinamo Moskova, 1923 yılında Rus istihbarat ajanları(Çekistler/Silovikler/KGB) tarafından kurulmuştur. Dinamo günümüzde hala Rus İstihbaratı ile beraber anılır.

1911 yılında kurulan ÇSKA Moskova, Kızıl Ordu‘nun el atmasıyla gerçek gücüne ulaştı. Unvanları arasında “Beygirler”, “Kırmızı-Mavililer”, “Moskova’nın Askerleri” bulunmaktadır. Bugün de Rus Ordusu‘nun takımı olarak bilinir.)

O yıllarda tüm bu devlet erkinin dallarındaki kulüplerin yanı sıra, Sovyet halkları tarafından benimsenecek, kendisine uzanan güç odaklarına kibarca hayır diyecek Narodnaya Komanda (Halkın Takımı) namıyla maruf bir kulüp de kurulmuştu. Yalnız İstanbulluların takımı olan Fenerbahçe, Galatasaray, Manchester kentinin takımı Manchester ve diğer tüm iç ve dış rakiplerinin aksine, Moskova’da kurulmasına karşın bu takım herkesin (tüm Sovyet halklarının, işçi sınıfının, belki de ezilenlerin) takımı oldu.

Kızıl Meydan’ın batısında, Moskova’nın meşhur Beyaz Sarayı’nın hemen kuzeyinde, şehrin tarihi Krasnaya Presnya bölgesinin bir köşesine sıkışmış etrafı küçük ağaçlıklarla dolu bir stadyum vardır. İşte bu alanda 1922’de ünlü Starostin biraderler, çocukluk arkadaşlarıyla bir araya gelerek modern futbolun mucizevi yüzünü göstermek istemişlerdi. 1926’da Sovyet futbolunun yeniden organize edilmesi sebebiyle, Nikolai Starostin takıma sponsorluk etmesi için Gıda İşçileri Sendikası ile anlaştı. Ve takım et fabrikasının yanındaki Tomskii Stadyumu’na taşındı. Bu süreçte takımın lakabı “Pişeviki”(Gıdacılar) idi. (Ayrıca bugün dahi “et” lakabı takım için kullanılmaktadır).

Bir kaç yıl sonra ünlü spor adamı Starostin, ülke futbolu üzerinde söz sahibi olan ve  bunu daha da artırmak isteyen KOMSOMOL(Komünist Gençlik Birliği) Sekreteri  Alexander Kosarev‘le bir araya geldi. Kosarev, Gıda İşçileri Sendikası’nın fonlamasıyla Starostin biraderleri takımı daha da güçlendirmesi için görevlendirdi.

Bu görevlendirme sonrası, yeni yapılanmaya yeni bir isim gerekiyordu. İsim babasıysa sizleri şaşırtmayacak bir adam oldu… Nikolai Starostin

Starostin takımın devrimci karakterine uygun olarak, Roma kölelik düzenine karşı isyanı başlatan Trakyalı köle  Spartaküs‘ü seçmişti. (Köle ve yoksullardan oluşan ordusuyla yıllarca Roma Devleti’ne kök söktüren Spartaküs, kurduğu düzenin ezilenlere dayanması, eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri sebebiyle sosyalist jargonun vazgeçilmez isimlerinden biridir).

Spartaküs’ten  “Spartak” ismini, bulunduğu şehirden de “Moskova”yı  alan takımın 1935 yılında  adı artık Spartak Moskova olmuştu. Sovyet Birliği yıllarında 12 kere şampiyon olan Spartak Moskova, Rusya Federasyonu dönemindeki 20 lig şampiyonluk kupasınının 10’unu müzesine götürdü.

Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle, “geçmişin halkçı, devrimci, Spartakist takımı” ; güvenlik güçlerinin güdümüne girdi. Artık Spartak Moskova, “Rus polisi”nin takımı olarak bilinmekte. Yani Türkiye’de geçtiğimiz yıl, büyük bölümünü İstanbul polisinin yürüttüğü bir operasyona maruz kalan Fenerbahçe, şimdi de “Rus Polisi”yle karşı karşıya…

Elemenin ilk maçı, Lujniki Stadyumu’nda 21 Ağustos Salı akşamı saat 19:00’da oynanacak.

Haydi hayırlısı..

Kaynakça:

1)Robert Edelman, “A Small Way Of Saying No”

2)www.spartak.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s