Memura Zam Yapılmamalı!/Mustafa ERDOĞAN

Böylesi bir başlık ardından, kamudaki verimsizlikten, işe alımdaki ölçüsüzlükten veya memurlara ödenen paranın bütçenin üçte birine vardığından dem vurmam gerekir. Ancak bu yazının tüm bunlarla ilgisi yok. Memurların çoğunu da içine alan düşük gelirlilere yapılan rakamsal zammın anlamsızlığını dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.

Sizler de medyadaki %3+3, 3+%3,5 vs. gibi rakamsal iyileştirme tartışmalarına tanıklık etmişsinizdir. Peki bu rakamlar neyi ifade ediyor? Özünde para dediğimiz şey nedir? Kerameti/değeri kendinden mi menkuldür? Daha önceki yazımda büyümenin çok üzerinde para basılmasının “aktif senyoraj” eliyle vatandaşın cebinden çalmak anlamına geldiğine değinmiştim. Bu minvalde kağıt banknot veya yüzdesel oranlar tek başına bir değer ifade etmez. Bunlar, ürün ve hizmetlerde bulabildikleri karşılık kadar değere sahiptir.

Bir an için orta seviye altındaki memur ve işçilere bu sene % 20 zam yapıldığını düşünelim. 2000 TL alan biri 2400 TL alacaktır. Peki, sizce 400 TL’lik gelir ya da % 20’lik artış bu kişiye ne kadar ilave alım gücü sağlayacaktır? Cevabım kısa süre sonra bu 400 TL’nin yaratacağı faydanın sıfırlanacağıdır.

Zaten yaşam standartları sınırında yaşayan kesimlerin bu parayı tasarruf etmeyeceği aşikardır. Bu para iç talebi körükleyecek; üretimi kısıtlı olan ürünlerde aşırı taleple beraber fiyat artışları görülecektir. Kısacası oluşacak enflasyonla kaşıkla aldık diye övünülen zam, sapıyla çıkarılacaktır. (Örneğin 20 kuruşluk yumurtanın fiyatının taleple 24 kuruşa çıkması gibi)

Peki bu kadar zevzeklikten sonra ne önereceğim? Aslında benzer ölçümleri geçmişte Demirel, Erbakan yapmış. Hatta merkez medya her zamdan sonra bunun kaç çay-simite karşılık geleceğini hesaplayarak yapmaktadır. Evet önerim, bu rakamsal verilerin, mukabili ürün ve hizmetlerin belirlenmesiyle ilgili. Bu belirleme dar ama etkili bir alan için yapılırsa; hem insani yaşam koşulları sağlanmış, hem de enflasyonist baskı da engellenmiş olacaktır.

Gelir düzeyi düşük kesimler için elzem olan ihtiyaçları beslenme ve barınma olarak sıralayabiliriz. Devlet, işçi ve memur sendikalarıyla bu iki başlık altında yer alan 50 tane ürün ve hizmet belirlemelidir. Örneğin süt, yumurta, kırmızı et, beyaz et, elektrik, su, çamaşır makinesi, sosyal konut vs. gibi. Ortalama maaşın, bu sepetten çıkarılacak katsayıya oranlanmasıyla alım gücü, bu kesimler için rahatlıkla hesaplanabilir. Devlet, oranlama sonucu çıkan katsayıya sürdürülebilirlik garantisi vermelidir. Bu şekilde anlamsız rakamsal pazarlıkların önüne geçilmiş olacaktır.

Devlet verdiği garantiyi, yerine getirebilmek için temel ihtiyaçların bedellerini vergi, sübvansiyon vs. yollarla düşük tutacaktır. Örneğin büyük tarımsal işletmelere teşvik, sosyal konutları vergiden muaf tutma, buna mukabil lüks konutlardaki vergi oranını yükseltme gibi.

Serbest piyasa modeline inanan biri olarak, bu sefer devletçiliği mi savunuyorum? Hayır tabii ki. Devlet sadece düzenleyici ve toplumun kaynaklarını yönlendirici görev görmelidir. Bugüne kadar bunu anlamlı bir şekilde yerine getirememiştir. Hala da eski usul maaş pazarlıklarına devam etmektedir. Amigo basın devletten istenen talepleri, zalim patrondan sökülerek alınan haklar olarak gördüğü için goygoy yoluyla desteklemektedir. Bu bataklık kendi pisliğinden beslenen canlılarla varlığını korumaktadır.

Zamdan çok gelir dağılımına, goygoydan çok katma değere önem verdiğimizde bu bataklıktan çıkacağız. Bunun için de arkaik söylemleri dışlayan her türlü iktisadi modeli tartışmalıyız. Kısacası yeni bir şeyler söylemek lazım.

One response »

  1. mustafakartal84 dedi ki:

    Bende memur sayısının azaltılmasını ve kritik kurumlar haricindeki tüm memurların özel sektörde çalışan bizler gibi sözleşmeli çalışır hale getirilmesini öneriyorum. İş garantisi başlı başına bir nimet ve iktisadi rakamlar ortada iken böylece bazı sendikacılar hoyratça % 30 taleple masaya oturmaya kalkmazlar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s