1930 yılında, Lazkiye yakınlarındaki Kardahar’da, Alevi bir ailenin çocuğu olarak doğan Hafız Esad,  16 yaşında Baas Partisi’ne katıldı. Geçen yıllar, Esad’ın mezhebi kimlikten, Arap milliyetçiliğine geçişi anlamına gelecekti. İlk gençlik yıllarında milliyetçiliğinin temelini Suriye’den zorla kopartıldığını düşündüğü İskenderun(Hatay) davası oluştururken, sonrasında İsrail karşıtlığı bunun  yerini aldı.

20 senede sayısı onu aşkın darbe yaşanan Suriye‘de; 1970’te darbeyle iktidara el koyan Hafız Esad, öleceği 2000 yılına kadar ülkenin tek hakimi olacaktı. 1971-78-85 yılında yapılacak sözde oylamaların her birinde  %99’un! üzerinde oy alan Hafız, dengeleri etkin kullanan bir lider olarak; “Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz” önermesini haklı çıkardı. Tüm bunları doğal uzantısı olarak gördüğü Lübnan’ı hariç tutarsak, herhangi bir ülkeye karşı sıcak savaşa girmeden başarması da bu diktatörün aynı zamanda çok iyi bir siyasi satranç ustası olduğunu bize göstermektedir.

Genel olarak Sovyet yanlısı politikalar izleyen Hafız’ın Suriye’si, asla doğrudan Sovyet uydusu olarak adlandırılabilecek bir ülke olmadı.  1973’te İsrail’le olan Yom Kippur Savaşı Arapların, İsrail’e karşı “birşeyler elde ettiği” tek savaştı. Bu savaş, kitlelerin gözünde Hafız’ı kahramanlaştırdı. Oysa, İsrail’in Arap ülkelerini bozguna uğrattığı 67 Savaşı’nda Suriye’nin Milli Savunma Bakanı Hafız Esad’dı. İsrail karşıtlığı ilerleyen yıllarda da Hafız’a halkı kendisine tabi kılan “tutkal” görevini görecekti. Öyle ki 30 binin üzerinde Sünni Müslüman’ı katlettiği 82 Hama katliamından sonra bile kullandığı Arap milliyetçisi söylemle toplumun genelinde popularitesini korumuştu.

Hafız’ın pragmatist politikalarının en önemli göstergelerinden biri de varlık sebebi saydığı İsrail düşmanlığına karşın, İsrail’le barış için masaya oturabilmesidir. Genel olarak desteklediği Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bile yeri geldiğinde ağır tepki gösterecek, benzer bir Baas rejimi olan Saddam’ın Irakı’na karşı İran’ı destekleyecekti.

İskenderun Davası yüzünden gençlik yıllarının bir numaralı nefretini kazanan Türkiye ile Hafız’ın arası hiçbir zaman çok iyi olmadı. Öyle ki, 90’ların sonunda Öcalan yüzünden Türkiye ile savaşın eşiğine gelecek; ancak yine pragmatist tavrıyla bu işten de sıyrılarak; Öcalan’ı ülke dışına çıkarıp, Türkiye ile PKK ile mücadele konusunda mutabakata vardı.

Fırtınalarla dolu geçen ömrü 2000 yılında, akciğer kanseri yüzünden son buldu. Bu tarih aynı zamanda Esad ailesinin ve dolayısıyla rejimin “siyasi akciğer hastalığına” yakalanması demekti. Nefes almakta zorluk çeken rejimin başına, 34 yaşındaki göz doktoru oğul Beşşar Esad getirilecekti.

SURİYE’YE DAİR : 1-Kimlik ve Mezhep Farklılıkları/Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 2-Osmanlı’nın Elinden Çıkışı ve Fransız Mandası Dönemi/Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 3-Soğuk Savaş Sonrası, Hafız Esad Darbesi/Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 4- Hafız Esad Dönemi/Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 5- Son Nefeste Doktora Emanet: Beşşar Esad Dönemi/Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 6- Jeostrateji Tahterevallisi Üstünde / Mustafa ERDOĞAN
SURİYE’YE DAİR : 7- Esad Sonrası Korkunun Adı: İslam / Mustafa Erdoğan

—————————————————————————-
*Anket:Türkiye, Suriye konusunda nasıl bir yol izlemeli?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s