TÜRK LİRASI’NIN YENİ SİMGESİ VE SENYORAJ/Mustafa ERDOĞAN
Bugünün en çok konuşulan konusu yeni “TL simgesi” oldu. Herkes, estetik anlayışı çerçevesinde yorumlar yaparken; bugüne kadar neden böylesi bir girişimde bulunulmadğını sorgulayan kimseyi göremedim.

Yapı Kredi Bankası’nı satın alan Koç Grubu ilk iş olarak, neredeyse TL kadar eski olan bankanın simgesini(leylek) “koç başına” dönüştürdü. Bunun doğruluğu tartışılır ama neyi amaçladığını bulmak çok kolaydır. Bu simgeyi vererek “bankanın arkasında ben varım”, “ailenin itibarına verilen değeri bankama tahvil etmek istiyorum” demiştir.

Demokratikleşme alanında yöneltilebilecek birçok eleştiri noktası mevcutken, Türk Lirası itibar alanında AKP döneminde altın çağını yaşadı diyebiliriz. TL’de, Emin Çölaşan‘ı özür dilemek durumunda bırakan bir itibar kazandırma süreci yaşandı(Bunlar beceremez. Diğerleri de konuştu durdu. Paradan altı sıfır atsınlar, özür dileyeceğim, atamazlarsa onlar özür dileyecek” diyen Çölaşan’dır). Sonra ne oldu?  Paradan 6 sıfır atıldı, kamu net dış borç stoku/GSMH, faiz, enflasyon düştü; denk bütçeye yaklaşıldı.

Peki, bunun hükümete(devlete) hiçbir faydası olmayacak mı? Tabii ki olacak ve de oldu da. Bu faydaya ‘senyoraj’ (beylik geliri) deniyor.

Güçlenen ekonomide Türkiye Cumhuriyeti devletinin belki de en kolay gelir sağladığı ürün bastığı ve piyasaya dağıttığı (sattığı) “para”dır. Kağıt, mürekkep, matbaa araçları ve diğer girdilerle, o kağıdın üzerine “yazılan” rakam kadar gelir getiren böylesi bir ürünü ve onun bilinirliğine katkı sağlayacak simgeyi(ürün ambalajını) da gözden kaçırıyoruz.

(ABD’nin 1971’de gayri ahlaki bir tutumla “Bretton Woods’u yürürlükten kaldırdım” demesi basılan paranın değerini ülke itibar/etkisiyle birebir ilişkili hale getirdi). Senyoraj dediğimiz şey, basılan banknotun maliyeti ile değeri arasındaki farktır. Örneğin TCMB‘nin bastığı 200 TL’nin kağıt, personel, mürekkep vs. masrafı ne kadardır? Yaklaşık 1 TL diyelim. O halde Devlet her bir 200 TL’den 199 TL kazanmaktadır. Devlet her şekilde bastığı paradan gelir elde eder. Ancak bu geliri elde etmenin 2 yolu vardır.

1. yol AKTİF SENYORAJ denilen enflasyon vergisidir. Ülke büyümesinin çok üzerinde para basılırsa, bu enflasyonist etki yaratır. Bu etkiyle devlet, vatandaşın cebindeki paranın alım gücünü düşürerek, bir anlamda vatandaşın cebindeki parayı tırtıklamış olur. Buna, “devletin hükümranlık hakkı gelirini vatandaşı soyarak elde etmesi” diyebiliriz. Türkiye bunu 90’lı yıllarda uzunca bir dönem yaşadı.

2. yol PASİF SENYORAJ denilen büyüme senyorajıdır. Bu şekilde elde edilen gelirde, ülke büyürken, vatandaşın artan reel para talebi sonucu devletin elde ettiği gelirdir. Reel büyüme oranına yakın bir oranda gerçekleşen para talebi kadar para basarsanız enflasyonist etki yaratmadan gelir elde edersiniz. Bu şekilde hem vatandaş hem devlet karlı çıkmış olur.

Bugün yapılmak istenen Türk Lirası simgesi yaratmaktan çok, paranın bilinirliğini ve kullanılırlığını artırmak, artan itibarını sürekli kılma çabasıdır. Çift haneye yakın bir yüzdede büyüyen ekonomi içerisinde, talep gören TL ile beraber devletin geliri de artacaktır. Ayrıca dış ticaret işlemlerinde ABD doları yerine Türk Lirasının kullanılması ve paranın ülke dışında da kullanılması, devlete para basarak gelir elde etmenin yolunu açacaktır.

*Emin Çölaşan‘ın o günlerden söyledikleri aklımda “eşek gibi anırmak” olarak kalmış. Ama ulaştığım yazısında “özür dileyeceğim” dediğini gördüm. Metni düzeltip, aşağı koyuyorum: Emin Çölaşan (11 Eylül 2003 Hürriyet):”Bizim medya bir alem oldu!.. Gazeteleri okudukça, televizyonda haberleri izledikçe vallahi şaşırıp kalıyorum. Hükümetten birileri birşeyler söylüyor ve medyamız bu sözlerin üzerine derhal balıklama atlayıp alkış tutmaya başlıyor. Manşetler atılıyor ‘Maliye Bakanı açıkladı: Liradan altı sıfır atılacak’……………….. ‘Kuruşa dönüyoruz… Kuruş geri geliyor’. Türk Lirası’ndan altı tane sıfır atacakmışız!.. 20 milyon Törkiş lira olacakmış 20 Törkiş lira!… Yersen inanırsın”……………………………… ”Deveye hendek atlatmak nasıl olmuyorsa, paradan sıfır atalım deyince atmak da mümkün olmuyor. Biz paramızdan sıfırları atma MASALINI her iktidar döneminde dinledik. Eğer yaşar da 2004 yılı sonunu görürsek ve Törkiş liradan 6 adet sıfır atılmış olursa, ben bu hükümetten burada ertesi günkü yazımda ÖZÜR dilemeyi görev bilirim. Sıfırlar aynen duruyorsa acaba onlar toplumdan özür diler mi?… Ben gazeteciyim ve gerçekçiyim, olmayacak dualara amin demem. BENİM KARNIM MASALLARA TOK. Bu sıfır atma masalına ise tümüyle tok.”

2 responses »

  1. Alper Ülkü dedi ki:

    Sıradan vatandaşın anlayacağı şekilde sade ve net ! Teşekkürler.

  2. X'Pro`Life dedi ki:

    Gerçekten de Sade. Çok Güzel!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s